KOSTEBEK
ÇOK ÖNEMLİ BİR ÇALIŞMA

Hablemitoğlu'nun öldürülmesinden sonra, kimi çevrelerin, basılmayacağını öne sürdüğü çalışmada, ABD'de yaşayan ''emekli vaiz'' Fethullah Gülen 'in istihbarat tutkusu, amaçları, söylem ve eylemleri, resmi belgelerdeki istihbarat savaşımı, Fethullahçı istihbaratçıların operasyonları ve bu istihbaratçılarla ilgili basında yer alan suç duyuruları anlatılıyor. Ölümünden kısa süre sonra ''Kırım'da Türk Soykırımı'' adlı eseri IQ Kültür Sanat Yayınları arasında çıkan Dr. Hablemitoğlu'nun, basılıp basılmayacağı merakla beklenen Köstebek adlı son çalışmasını yayımlayan Toplumsal Dönüşüm Yayınları'nın sahibi Hayri Bildik , kitabı Cumhuriyet ideali ve Kuvayı Milliye değerleri için kavga veren, şehit düşen tüm Aydınlanmacılara ve ''Kemal'in askerlerine'' adadıklarını söyledi.  ''Cumhuriyet şehidi Necip Hablemitoğlu'nun yapmış olduğu çalışmanın Cumhuriyet'in kurumlarını değil, bu kurumları zaafa düşürenleri hedef aldığı açıktır'' diyen Bildik, kitabı yayımlarken laik Cumhuriyet'in tüm kurum ve kuruluşlarının Atatürk ilkeleri doğrultusunda güçlenmesini amaçladıklarını vurguladı.

 

Yıl 1925. Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk, "Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler ve meczuplar memleketi olamaz" diyor.
Yıl 2002. Dr. Necip Hablemitoğlu, "Türkiye Cumhuriyeti, şeyhler, dervişler, müritler ve meczuplar memleketi olma yolunda, devrimlerden dönüş sürecinin sancılarını yaşıyor" diyerek endişelerini dile getiriyor, bulgularını ortaya koyuyor:
"Yeni binyılın şeyhlerinin, dervişlerinin, müritlerinin ve meczuplarının amaçlarının da değiştiği gözlemleniyor. Artık amaç, bir şeriat devleti kurmak değil. Şeriat, iktidarı, parayı, her türlü gücü ele geçirmenin sadece simgesel, klişeleşmiş adı. Mürtecilik yani gericilik de artık salt dinsel anlamda kullanılmıyor."
"Bunlara karşı olmak, onaylamamak artık yetmiyor... Her gerçek kamu görevlisinin mağdur olma pahasına, elini taşın altına koyması; devletimizin, tam bağımsızlığımızın geleceği açısından inisiyatif kullanırken canının yanmasını, bedel ödemesini göze alması gerekiyor. Çoğunluk seyrettikçe, mücadele etmek yerine mücadele eder gibi yaptıkça, faraza Fethulllah Gülen'den, Müslüm Gündüz'den, Metin Kaplan'dan daha çok cesur ve namuslu olmadıkça, bilelim daha çok Asteğmen Kubilaylar, Uğur Mumcular, Ahmet Taner Kışlalılar, Bahriye Üçoklar, Muammer Aksoylar, aramızdan yitip gidecekler."
"Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler ve meczuplar memleketi olamaz; en doğru, en hakiki tarikat, tarikat-ı medeniyedir; medeniyetin emir ve talep ettiğini yapmak, insan olmak için kâfidir..."
Mustafa Kemal Atatürk
"Necip Habletimoğlu ne yaptı? Bize yabancıların oyunlarını anlattı. Yabancılarla işbirliği yapan yerli hainleri tanıttı. Tek ışıklı yolun Atatürk yolu olduğunu gösterdi. Bizlere düşen görev Hablemitoğlu'nun yolundan yürümek, bayrağını daha ilerilere götürmek ve hainlere fırsat vermemektir."

Nuh Mete Yüksel

                                    

KÖSTEBEK'TEN ALINTI:

Sizler, bu satırları okuduğunuzda,
Eminim ki, hakkımda bugüne kadar açılmış yüzmilyarlarca liralık manevi tazminat davalarına, yenileri eklenecektir.
Her zaman olduğu gibi kimi siyasiler devreye girerek Üniversite Rektörü'nü hakkımda yasal işlem yapmaya zorlayacaktır.
Tehditler ve hakaretler hız kesmeyecek, aileme de yönelecektir. Peşpeşe gıyabımda kesilen trafik cezaları gelecektir.
Gelen duyumlara göre, Emniyet ve M.İ.T. bünyesinde, gerektiğinde aleyhimde kullanılmak üzere dezenformasyon çalışmaları kapsamında olumsuz bilgi notları ve olumsuz dosyalar hazırlanmıştır.
Telefonlarım bir şekilde dinlenmeye devam edecektir.
Büyük bir olasılıkla, hakkımda imzalı-imzasız suç duyurusu yapılacak;
T.B.M.M.'de aleyhimde soru önergeleri verilecek; bütün bunları dikkate alan savcılık evimde arama yaptıracak;
En azından "İçişleri Bakanlığı'nı ya da Emniyet güçlerini tahkir ve tezyiften" veya hiç ilgisiz bir iftira ile hakkımda Ağır Ceza Mahkemesi'nde ya da DGM'de dava açılacaktır.
Halen, İzmir, Ankara, Burhaniye, İstanbul gibi merkezlerde yürüyen davalara, yurdun farklı yerlerinde açılacak yeni davalar da eklenince, Maddi-manevi darbenin yanısıra, mücadeleye zaman yetiştirememe gibi bir durum da ortaya çıkacaktır.
Sonuçta, belki de ödeyemediğim tazminat hükümlerinden dolayı evime haciz gelecektir.
Almanlardan fethullahçılara, Türkiye Cumhuriyeti'nin üniter ve laik yapısına göz diken tüm unsurlara karşı bunca zahmete ve mihnete değer mi, diyorsanız, Atatürk'ün manevi mirasçısı olarak evet değer, diyorum.

Çünkü Türküm ve başka Türkiye yok!..

Dr.Necip Hablemitoğlu

kitaplar sayfası             ana sayfa