![]()
Önsöz Günümüzde insanların neleri risk olarak algıladıkları düşünüldüğünde henüz bunda bir uzlaşıya varamasak da, bilim riskin ve riskli davranışların tanımını çoktan yapmış durumda. Özellikle psikoloji bilimi her insanın içinde var olan bir ölüm arzusuna dayandırır riskli davranışları seçmenin nedenini. Ancak bu ne kadar sağlıklıdır tartışılabilir. Hatta biraz abartı ile ifade edilecek olursa, risk alma, riskli davranışları seçme ölümle kovalamaca oynamanın heyecan verici olmasına bağlanmaktadır. Hepimiz yaşamımızın özellikle gençlik yıllarında, sonucu ile hiç ilgilenmeden “en azından bir kez şansımı denemeliyim” demişizdir. Çünkü gençlik yıllarında bu bakış açısına açık olmak, bu eğilime kapılmak daha da kolaydır. Kontrolsüz risk almak için başka hiçbir şeye ihtiyaç yoktur, genç olmak yeterlidir. “Gençler bilebilseydi, yaşlılar yapabilseydi ” sözü de bu açıdan anlamlıdır. Hele bir de gençlikte işin içine meydan okuma da girince, gençlerin neden riskli davranışlara yöneldikleri daha iyi anlaşılabilir. Gençler büyüdüklerini göstermek, birbirlerine üstünlük mesajı vermek, ana kuzusu damgası yememek, akranları arasında farklı algılanmamak gibi kendilerini zorunlu hissettikleri durumlarda da risk alarak, riskli davranışlara yönelirler. Burada önemli olan alınan risk yaşamsal bir tehdit taşımadığında, bundan bir öğrenme deneyimi ile sıyrılabilmeyi başarabilmektir.Günümüzde gençlerin geçmişe kıyasla daha kolay ya da daha fazla düşünerek risk alıp almadıklarını, neleri risk ve riskli davranış olarak algıladıklarını belirlemek, hemen söylemek giderek güçleşmektedir. Yaşamın kendisi risk taşır hale gelmiştir. Çoğumuz içinde yaşadığımız çağda, sokağa çıkmayı, trafikte olmayı, kentlerin merkezlerinde yaşamayı, vb. pek çok durumu riskli bulmaya, risk olarak algılamaya başladık. Yetişkinler için risk algısında böyle bir değişim yaşanırken, gençler için sigara içerken ilettiklerini düşündükleri büyüme mesajının yanı sıra, yakalanma heyecanı ile bu riski almanın ötesinde bugün yeni risk algıları gündeme gelmiştir. Günümüzün gençleri için, şimdilerde başka heyecanlı riskler söz konusudur. Gençlerin çalışmadan başarmanın yollarını bulmaya, kolay köşe dönmeye, hemen ünlü olmaya ve çok para kazanmaya, cinsel olarak çekici olmaya dayalı yeni dünya düzeni değerlerinin şekillendirdiği riskleri algıladıkları, bu amaçlar için riskli davranışlara yöneldikleri söylenmekte; geçmişin, politik inançları için risklere giren, bunun için ölümü göze alan gençlerinin yerini günümüzün apolitik gençliğinin aldığı vurgulanmaktadır.Gerçekten de böyle midir? Bu sorunun yanıtlarının aranması günümüz gençlerinin risk algılama ve riskli davranışlara yaklaşımlarının belirlenmesi ile mümkündür. Ancak bu konuda çoğunluğu Batıda gerçekleştirilen, sınırlı sayıda çalışma yürütülebilmektedir. Bu bakış açısı ile planlanan bir alan araştırmasının verilerinin istatistik olarak yorumlanmasına dayandırılarak hazırlanan bu kitap, risk kavramına çeşitli kuramların perspektifinden açıklık getirmeye çalışmanın yanı sıra, üniversite gençliğinin güncel risk algısını, risklere yaklaşımını belirli sayıda örnek üzerinden derlenen sayısal verilerle ortaya koymaya çalışmaktadır. Bu amaçla Uzm. Filiz Yıldırım’ın yüksek lisans tezi olarak planladığımız elinizdeki bu çalışma, tarafımızdan genişletilerek ve içeriği zenginleştirilerek okuyucuya, alanda çalışan araştırıcılara ve ilgi alanı bu konu olan profesyonellere referans olabilecek bir yapı kazandırılarak sunulmaktadır. Amacımız bu alandaki önemli bir eksikliğe dikkati çekmek ve konuya ilişkin dikkat çekici bir başlangıç yapabilmektir. Prof. Dr. Şengül Hablemitoğlu Nisan 2009, Ankara |